Tayfun Atay görünüyorum o halde varım
ÖLÜM’ÜN MEDYATİKLEŞTİRİLMESİ
Tayfun Atay (2017) CAN yayınları, Görünüyorum o halde varım kitabında
bahsettiği gibi ‘’Meşrutiyet Çağı’nda şöhret, yaşarken ölmektir… Ve başta
dediğimiz gibi , her canlı şöhreti tadacaktır!...’’ . Öncelikle bu kitap ünlü
olma hevesinin, insanların bakış açısını ne denli körelttiğini bize eleştirel
bir dille aktarıyor. Ayrıca medyanın ve yarışmaların insanların bu ünlü olma
hevesini kötü kullandığına da değiniyor Tayfun Atay. İnsanların sürekli
kendilerini beğendirme içinde olduklarını ve medyanın bazı özel konuları kendi
amacı doğrultusunda kullandığının altını çizerek anlatıyor. İnsanların
hayatlarının ya da kişiliklerinin nasıl medyatikleştirildiğinden ve bu durumun
kötü etkilerinden yakınıyor aslında. İnsanların sadece popüler kültüre göre bir
şekle sokulduğunu örneklerle açıklamış kitabında. Ayrıca, insanların bireysellikten çok dış
görünüşe önem verdiği de eleştiriliyor. Televizyon izlemenin , kitap
okuma yerine daha çok tercih edildiğine de ara ara yer vermiş yazar. Ek olarak
yazar akıcı ve anlaşılır bir dil kullanmış ve kısa yazılara yer vermiş .
Yazılar özgün ve örneklere dayalı. Eleştirel bir dil kullanması özgünlüğünü
pekiştirmiş ve bu da okuyanların bakış açısını genişletme konusunda iyi
olabilir. Ayrıca yazarın kitabından medyatikleştirilmeye bazı örnekler vermek
gerekirse; oyuncu-sunucu Vatan Şaşmazın
, manken sevgilisi olan Filiz Aker tarafından özel hayatlarındaki sorunlar
nedeniyle otel odasında öldürülmesinin günlerce haber yapılması . Tayfun Atay
bu durumun medyatikleştirilmesini ve bazı insanların bu durumun
medyatikleştirilmesinden yakınıp da günlerce bu ölümü haber yapmasını yanlış
buluyor. Bunun sebebi ise ‘ölümün magazinleştirildiğini ‘düşünmesi. Ek olarak
Tayfun Atay, kitabındaki bu konuda Filiz Aker ile Vatan Şaşmazın özel
hayatlarını ve günden güne Filiz Aker’in Vatan Şaşmaz tarafından psikolojik
olarak bu cinayete itilmesini de detaylı anlatmış ve yazar ‘’Meşrutiyet
Çağı’mızın eleği, o kuşaktan bir (belki birkaç) tane ‘’Hülya’’ çıkarıp
starlaştırırken binlerce ‘’Hülya’’yı eledi, yok etti’’ diyor ve Filiz Aker’in
de o elenen kişilerden olduğunu düşünüyor. Bunun sebebi de Filiz Aker’in büyük
hayaller kurarak girdiği sektörde unutulması ve sonrasında Vatan Şaşmaz’a aşık
olup Vatan Şaşmaz tarafından dolandırılması. Tayfun Atay’a ölümün
medyatikleştirilmemesi gerektiği hakkında katılıyorum çünkü ölüm, insanlığın
doğal bir sürecidir. İnsanlar doğar yaşar ve doğanın bir kanunu olarak ölür. Buradaki
cinayet bile olsa ölen kişilere saygı amacıyla bunu medyaya ve manşetlere
taşımamak gerekir. Bazı program yapımcıları skandal olarak
nitelendirebileceğimiz olayları çok abartıyor ve bunu kullanıp günlerce
manşetlerde kalabiliyorlar ve ben bu durumu etik görmüyorum. bu durumu medyatikleştirmek ve o
insanların özel hayatını medyaya sunmak bana göre ölen kişilerin özel hayatına
saygısızlıktır. Ayrıca ülkemizde ve dünyada ekonomi, açlık gibi çok daha önemli
problemler varken insanların böylesine bir olayı günlerce gündemde tutması
yanlış ve kayıtsızcadır . Kısacası bu acı cinayetin manşetlerde kalması ve
insanların bu durumu kullanıp haber yapması ölen kişilerin anılarına karşı bir
duyarsızlıktır. Sonuç olarak Bu kitabı okurken çok keyif aldım
fakat yazarın çok eleştirel bir dil kullandığını ve her şeye çok radikal
yaklaştığını düşünüyorum. Bana göre yazar, insanların medyaya gerektiğinden
fazla ilgi göstermesi ve çoğu şeyin etik kuralları dışında
medyatikleştirilmesinin yanlış olduğu konusunda haklı fakat bu tarz olaylar
farklı insanları tanımamıza olanak tanıyor ve bir yerde de boş vakitlerimizi
harcamamızı sağlayan bir aracı. Yani yazar, kitabında bazı bölümlerinde çok
doğru noktalara değinirken, bazı bölümlerinin gereğinden fazla abartıldığını
düşünüyorum ve de çoğu konuda yazara katılıyorum. Çünkü bana göre insanların
ünlü olma hevesi ve de insanların hayatlarının; dünyanın küreselleşmesiyle ve küreselleşmenin sayesinde gittikçe medyaya taşınması doğru değildir.
(Üniversite makale)
Comments
Post a Comment